Dolar 16,1920
Euro 17,4658
Altın 965,28
BİST 2.438,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 28°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
28°C
Parçalı Bulutlu
Cts 29°C
Paz 27°C
Pts 26°C
Sal 25°C

Sırdaşım’a mektup

Sırdaşım’a mektup
A+
A-
11.10.2010

Yirmili yaşlardaki bir arkadaşım posta kutusundan hiç mektup almadığını söylediğinde çok şaşırdım. Haklıydı. Düşündüm: En son ne zaman bir mektup almıştım? On yıl kadar olmuş. Yanılmıyorsam Alman bir dostum yazmıştı.


Eminim sizlerin de durumu pek farklı değildir. İnternet, cep telefonu derken bir iletişim aracını tarihe gömmüşüz farkında olmadan…
*      *      *      *
Sevgili Okurum,
Belki tanıyorsun beni. Belki daha bu sabah gördüm sizi, selamlaştık, geçiverdiniz yanımdan. Belki de benim sık sık gördüğüm konuştuğum kimselerden birisiniz.
İki yıldır bu köşede buluşuyorum sizinle…
Siyaset, spor anlamadığım ve aynı zamanda hoşlanmadığım konular. Bu nedenle yazılarımda hiç değinmedim.
Seyahat, edebiyat, kültür-sanat aldı yerini. Doğrusunu isterseniz bunlar önemsiz şeyler sayılmaz. Her şey unutulur gider yeryüzünde, insan yaşadıkça bunlar unutulmaz.
Yazan, okuyan kişi doğruyu arar, güzellik arar, aşkı arar, en başta kendini arar, hele yazıyorsa yazdıklarını okuyacak birilerini arar.
Ben de okuduklarımın, gördüklerimin, işittiklerimin uyandırdığı düşünceleri karalıyorum, günlerin getirdiklerini…
Elimden geldiğince konuştuğum gibi yazmaya çalışıyorum. Kendim için yazıyorum, bunları okumaktan tat duyacak birkaç kişi bulunur belki diye yazıyorum.
Bende kalmasın istiyorum. Başkaları da duysun istiyorum. Yazdıklarım yarına kalır mı, onu bilemem.
Bunun hiç derdi yok mu? Diye düşünenler olacaktır. Yanılıyorlar. Konuşmakla değil yazmakla, okumakla unutmaya çalışıyorum sıkıntıları. Bu nedenle olsa gerek kitaplar arasına sık kaçarım.
Yalnızlığı çok severim. Ama boş oturmak ya da içine kapanmak değil benimkisi; hayatın içine güzellikler yerleştirmek. Bazen düşünüyorum da ne iyi etmişim onca kitap okumuş, onca yer görmüşüm.
Yaşlı bir hatun olduğumda, ömrümü talan ettim, demek istemiyorum. Bu nedenle hep hayal ettim ve gerçekleştirmek için çaba sarf ettim. Her dakikamı değerlendirmeye çalıştım. Bu ülkede kurulu dilde benim de iki taşım olacak, bu da son hayalim. Yaşlılıkta bunlarla avunacağım.
“Bir gün gelir, gönül uslanır,” derler. Hevesler geçer anlamında. Kırk yaşını buldum, daha uslanmadı gönlüm, okumaktan, yazmaktan, gezmekten.
Herkes farklı olacaktır. Karışmam kimselere. Okuyan okusun, boş oturan otursun… Siz de karışmayın, isteyen istediğini yapsın.
Günden güne biraz daha ihtiyarlayacağız, biraz daha çökeceğiz, ama bunun farkına varmayacağız. Günler bizim için hep birbirinin benzeri olacak. O gelen ‘yeni bir yıl’ olmayacak. Nasıl yaşanıyorsa öyle geçecek seneler…
Siz, benim bilmediğim, belki de hiç görmediğim okurum,
Siz benim sırdaşım oldunuz. Size anlatacak bir şeyim kalmadı demek olur mu hiç? Bu sırdaşlığa sığar mı?
Tam ne yazayım, ne anlatayım diye düşünüyordum ki yaşam yolculuğumdan sesler, düşüncüler üşüştü birden, zihnimi kurcalamaya başladı. Sonrasında düşünen, duyan bir kimseden, düşünen duyan başka kimselere bir mektup olsun istedim. Allı pullu bir zarf içinde olmayacak ne yazık ki…
Saniyelerinizin bile kıymetini bilin, güzel geçirin. Öyle her şey için kırılıp, üzülüp, dökülmeyin. En önemlisi sağlık. Sağlıcakla kalın. Görüşmek dileğiyle…

Yenisehir.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.