Dolar 16,3814
Euro 17,5836
Altın 974,52
BİST 2.450,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 26°C
Açık
Bursa
26°C
Açık
Cum 27°C
Cts 29°C
Paz 27°C
Pts 25°C

Empati mümkün mü?

Empati mümkün mü?
A+
A-
09.08.2011

“Empati” uzun bir aradan sonra yeniden çok konuşulur oldu.
Gerek dünya, gerekse ülke gündemindeki sorunlarla ilgili olarak bile çözüm yolu olarak öneriliyor.

Günlük yaşam içindeki sohbetlerde; çıkmazların çıkış yolu, yöntemi olarak ifade ediliyor. İnsan ilişkilerinin daha insani olarak yürütülmesinde akla gelen çözüm önerilerinin başında yer alıyor.
Kavram üzerinde biraz düşünüldüğünde ise empatinin gerçeklikle ilgisi olmayan bir ütopya olduğu anlaşılıyor.
Carl Rogers’in empati tanımı şöyle: “Empati, bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumu ona iletmesidir.”
Bu tanımda belirtilen empati ile bizim anladığımız arasında fark olduğunu düşünüyorum.
Tanıma göre empatik ilişki, aşamalı olarak kuruluyor. İlk adımda empati kuracak kişi, kendisini karşısındakinin yerine koymakta, olaylara onun bakış açısıyla bakmaya çalışmaktadır. Bunun için de kişinin, empati kurduğu kişinin gerçeklik alanına girmesi gerekiyor.
Şu ana kadar bizlerin üzerinde durduğu ise işin ilk basamağı.
Yani, kendisini başkasının yerine koyma faslı.
Empati için bu yetmiyor.
Her insan, hem kendisini hem de çevresini farklı algıladığı için kendi doğrularını oluştururken farklılaşıyor. Oysa, empati kurmak için dünyayı karşısındakinin bakışıyla görmesi gerekiyor.
Peki, bu mümkün mü?
Yani insan, kendi doğrularından ya da doğru sandıklarından kurtulup bir başkasının alanına girebilir mi.
İnsanın kendi kimliğinden sıyrılması ve dünyaya karşısındakinin bakış açısıyla bakması mümkün mü?
Bunun yapılabilir bir yanı yoksa, empati nasıl mümkün olabilir?
Kimliklerimizi, doğrularımızı koruyarak empati kurmaya çalışmak anlamsız bir çaba değil mi?
Bu durum bile empati ilişkisini imkânsız kılmaz mı?
Empati kurmaya çalıştığımız kişinin duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamak, duygularını hissetmek mümkün olmadığına göre, empatiyi, mümkün görmek ütopya değil mi?
Kısaca özetlersek, önce kendimizi karşımızdakinin yerine koyacağız. Olaylara onun bakış açısıyla bakacak ve o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlayacağız.
Bunun anlamı şudur:
Ben dünyayı ve insanları senin anladığın gibi anlıyor, senin algıladığın gibi algılıyorum. Senin gibi değerlendiriyorum. Senin gibi düşünüyor, seninle aynı duyguları paylaşıyorum.
Empati, her ne kadar cazip görünse de hayatın pratiği içinde ütopya olarak kalacak gibi görünüyor. Kavramın, içindeki insancıl içerik, onu gerçekçi ve uygulanabilir yapmaya yetmiyor.
Sohbetlerin gelip tıkandığı noktada empatiyi, ilişki kurtarıcı olarak görmek, empati hakkında bir şey bilmemek demektir.
Dünya ve ülke sorunlarının çözümünde empatiden medet ummak ise ütopyanın bir başka seviyesi olsa gerek.

Yenisehir.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.