Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
BİST 2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Bursa
27°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Paz 24°C
Pts 27°C
Sal 27°C
Çar 28°C

Daha kötü olabilir mi?

Siyaseti hemen her dönemde, parlamentodan ibaret olarak gören CHP, bu nedenle de halkı siyaset dışında tutmaya herkesten fazla çaba göstermiştir.
CHP’nin siyaset anlayışı; insanları dört yılda bir sandığa çağırmak, milyonlarca oyu kara delik gibi yok ettikten sonra onlara evlerine kapanmayı önermekten ibarettir.

Daha kötü olabilir mi?
A+
A-
26.04.2011

Siyaseti hemen her dönemde, parlamentodan ibaret olarak gören CHP, bu nedenle de halkı siyaset dışında tutmaya herkesten fazla çaba göstermiştir.
CHP’nin siyaset anlayışı; insanları dört yılda bir sandığa çağırmak, milyonlarca oyu kara delik gibi yok ettikten sonra onlara evlerine kapanmayı önermekten ibarettir.
Üstelik CHP bunu bilinçli olarak yapar. Amacı ise istikrardır.
Halka yabancılaşmış bir parti olarak, siyasetin kitleselleşmesinden korkar. Sokağa çıkmayı, protesto etmeyi, tehdit  olarak algılar. Sokağa çıkılacaksa, temsilen çıkılmalı ve mümkünse bu temsilin içinde, kendisine temsil yetkisi verenler olmamalıdır.
Oysa siyaset oy vermenin çok ötesinde bir şeydir ve oy vermekle yetinmek, siyaseti bitirmenin yoludur.
Siyaset, hayata ve hayatın içinde şekillenen sorunlara müdahil olmak ve değiştirilmesi yolunda çaba sarf etmektir.
Ancak bu anlayışla çalışan bir siyasi hareket halkın içinde kalır ve onunla birlikte yaşar, CHP, bunu başaramadığı için de AKP döneminde, geniş halk yığınlarının büyük enerjisi, açığa çıkarılamamıştır.
Bir başka ifadeyle AKP’nin başarısında CHP’nin payı vardır.
Muhalefet etmek; haftada bir yapılan grup toplantılarına  sıkıştırılmış ve Genel Başkan’ın yaptığı konuşmalar yeterli görülmüştür.
Oysa muhalefet, hayatın içinde olmayı ve hayatın içinde kalabilmeyi gerektirir.
CHP kadroları hemen hiçbir dönemde bunu başaramamıştır.
Bu, onların beceriksizliğinden değil, alışılmış, ezberlenip gelenekselleşmiş muhalefet anlayışından kaynaklanır.
CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile değişmeye başlayan muhalefet anlayışının, bünyedeki birçok unsuru rahatsız etmesinin nedeni de budur.
Bu rahatsızlık, milletvekili adaylarının belirlenmesi sürecinden sonra iyice açığa çıkmıştır.
CHP üst yönetimi, Baykal hariç, yıllar boyu onun eteğinde, yamacında, yürüyen takımı, toptan tasfiye etmiştir. Her ne kadar bu şekilde ifade edilmese de bunun adı tasfiyedir.
Sonrasında ise her kafadan bir ses.
Yapılan konuşmalarda söylenmedik laf, yapılmadık yorum kalmadı.
İşin içinde ya da dışında hemen herkes bir şey söyledi.
Neyin nasıl olduğuna dair bir fikri olmayanlar bile bir şey söylemek adına “ Bu partiye oy vermem” demeyi ihmal  etmedi.
Bana göre iyi oldu.
“Onlar gitti de yerlerine gelenler pek mi matah sanki” diye kötümserlik sergileyenlere bir Bektaşi fıkrasını hatırlatmak isterim.
Hani baba erenlerin önüne iki şişe şarap koymuşlar.
– Erenler sen anlarsın. Bak bakalım bu şaraplardan hangisi iyi, diye sormuşlar.
Bizimki şişenin birini açıp bir yudum almış; duraksamadan öteki şişeyi göstermiş:
– Bu daha iyi…
– E onu tatmadın bile, diye itiraz etmişler.
Baba erenler gülümsemiş, bir yudum çektiği şişeyi işaret etmiş:
– Bundan kötüsü olamaz…
CHP’nin açıkladığı liste, daha kötü olabilir mi?

Yenisehir.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.