Dolar 18,4395
Euro 17,8077
Altın 972,02
BİST 3.281,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 28°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
28°C
Parçalı Bulutlu
Sal 27°C
Çar 28°C
Per 28°C
Cum 30°C

Cumhuriyetin kurucuları camileri ahıra çevirdi mi?

Cumhuriyetin kurucuları camileri ahıra çevirdi mi?
A+
A-
23.06.2011

12 Haziran seçimlerinin galibi hiç kuşku yok, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet ve Kalkınma Partisi oldu.

Yüksel Baysal / Yeni Dönem


Ancak, bu seçimlere ilişkin siyasi tarihçiler araştırma yaptıklarında özellikle liderlerin söylemi bağlamında karşılarına olumsuz bir tablo çıkacak.
Küfürler, hakaretler havada uçuştu.

En çok mercek altına alınması gereken kişi de, ne yazık ki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan…

Her seçimde “dini” bir şekilde kullanan Tayyip Erdoğan, bu kez de BDP’yi köşeye sıkıştırmak için güya PKK’nın Kürtler için “Zerdüştlük” dinini önerdiğini öne sürdü.

CHP için de benzer ifadeler kullandı, “Camiler CHP döneminde ahıra çevrildi” dedi.

Sözüm ona aydın, demokrat, AKP yardakçısı aydınlar (!) bu sözlere karşı Tayyip Erdoğan’a “Yahu ne oluyor?” diye sormadı.

İktidara yaranmak isteyen bu kemik yalayıcısı tiplerin tek derdi Mustafa Kemal ve CHP…

Burada soru şu?

CHP döneminde gerçekten camiler ahıra dönüştürüldü mü?

İki somut örnek sunacağım.

Önümde “Bütün Dünya” dergisinin Haziran sayısı duruyor.

Orada Sinan Meydan’ın kaleme aldığı bir yazı var,

“Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi” başlığını taşıyan yazıda 1937 yılında hazırlanan projenin ayrıntıları anlatılıyor.

İnanılmaz bir öngörüyle hazırlanmış proje…

Cumhuriyet köyü için tam 43 ayrı yapı-kuruluş-proje öngörülüyor.

“Halk odası, köy parkı, konuk odası, revir, damızlık hayvan üretim bölümleri, değirmen, koruluk, mandıra, fenni ağıl, Ziraat ve et işleri müzesi, köy yunak yeri, hamam, hayvan sağlık kurucusu” gibi günümüzde bile bir köyde ne lazımsa her şeyin olduğu bir köy-kent düşünülmüş…

İşte o ideal cumhuriyet köyünde cami de yer alıyor.

Nasıl oluyor da, mevcut camileri ahıra dönüştüren CHP, yeni kurulacak ideal cumhuriyet köyünde cami kurmayı düşünüyor?

Bu konuda bir de İslami eğilimli birinden kanıt gösterelim.

Geçtiğimiz günlerde bir yapıt elime geçti.

“1930’lardan günümüze Bursa’da Dini Hayat” başlıklı yapıt…

Bayram Sarıcan’ın anlattığı, Mustafa Öcal’ın kaleme aldığı kitapta bu konuda da bir bölüm var.

Şöyle deniliyor:

“Şehadet Camii, II. Dünya Savaşı sırasında ibadete kapatılarak, 1945 yılı sonuna kadar Beşinci Kolordu Karargâh Bando Bölüğü hizmetinde kullanıldı. Cami içinde yatılıyor ve aynı zamanda bando ile askeri müzik dersleri ve marşları talimi yapılıyordu.”

Yazar, savaşın sonunda askerin camiyi boşalttığını ve yeniden ibadete açıldığını anlatıyor.

Bayram Sarıcan Hoca, kitabın bir bölümünde Bursa’da 40 civarında caminin kapatıldığını aktarıyor.

Orada verilen listenin doğru olup-olmadığını bilmiyoruz ama bu listenin doğru kabul edilmesi durumunda bile bir küçük ayrıntı her şeyi anlatıyor:

“İki cami arasındaki mesafenin 200 metre olması gerekiyordu.”

Cemaatin yeterli olmadığı bir durumda, 200 metre arayla camilerin açık tutulması normal değil mi?

Yine Sarıcan Hoca, aynı sayfada devletimizin savaş sırasında 4-5 kura askeri silahaltına aldığını, (sayı yanılmıyorsam ülke genelinde 1 milyon) camilerin askeri depo olarak kullanıldığını, bazı okulların bile askeri kışlaya dönüştürüldüğünü yazıyor.

Demek ki neymiş, sadece camiler değil; yaz döneminde okullar da kapatılıyormuş…

Yani öyle dine karşı olunduğu için cami kapatma asla söz konusu değilmiş…

Bu yazının dipnotu: İyi bir ilahiyatçı bana caminin kutsal bir yer olmadığını, Arap dünyasında yaşam alanı olarak algılandığını, doğrusunun bu olduğunu söyledi. Ülke tehlike altındayken, bazı camilerin askeri kışla olarak kullanılması Müslümanları rencide eder mi?

Yenisehir.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.