DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 25°C
Gök Gürültülü

Atölyede başladı Boeing’e parça üretiyor

20.05.2010
A+
A-

1989 yılında Duaçınarı’nda küçük bir atölyede satın aldığı kalıp pres makinesiyle üretime başlayan Muhsin Mardin’in kurduğu MFK Makina bugün otomotiv ve havacılık sektörünün aranan isimlerinden olmayı başardı. Firma Yenişehir’deki tesislerinde otomotiv sektöründe TOFAŞ, Renault, Peugeot, Citröen için yürüttüğü projelerin yanı sıra havacılık sektöründe ise Boeing firması için seri parça üretimi yapıyor.

Muhsin Mardin başarı hikâyesini yenisehir.com için anlattı;

Ben 1960 Yenişehir doğumluyum, ilk ve orta öğrenimimi Yenişehir’de, liseyi ise 1977’de İnegöl Endüstri Meslek Lisesi Torna Tesviye Bölümü’nde tamamladım. İş hayatıma yine aynı yıl Coşkunöz A.Ş.’de freze operatörü  olarak başladım. 1984’yılında askerden döndükten sonra Oyak Renault’da Gövde Atölyesi Kısım Şefi olarak 7,5 yıl çalıştım. Burada çalışırken dışarıya yaptırılan işleri görünce “Ben daha iyisini yapabilirim” dedim. 1989 yılında Duaçınarı’nda 100 metre karelik bir dükkan kiraladım, işe bir adet kalıp pres makinesiyle TOFAŞ, Renault, Coşkunöz gibi kuruluşlara talaşlı imalat, kalıp aparat gibi işler yaparak başladık. Daha sonra Otosansit’e geçtik. Otosansit’e ilk taşınanlardan biriyim, bizim zamanımızda elektrik ve yol henüz gelmemişti, başta çok sıkıntı çektik, daha sonra site dolmaya başladı. İşlerimiz büyüdükçe daha büyük alana ihtiyaç doğdu, makinalarımız çok büyük, ayrıca işi bitirdikten sonra montaj yapıp denememiz gerekiyor, bu nedenle kendi yatırımımızı yaparak kendi tesislerimizi kurmaya karar verdik.

Ancak OSB’lerde hem yer bulmak çok zor hem de yatırım maliyeti yüksek. Bunları  göz önünde bulundurunca kendi yerimizde yatırım yapmaya karar verdik, ben Yenişehirliyim ve bu yatırımı memleketimde başlatmak için en ufak bir tereddüt bile yaşamadım. Sonuç olarak 2000 yılında beri Yenişehir’de kurduğumuz tesiste çalışmalarımızı sürdürüyoruz, Yenişehir için bir şeyler yapmış olmak beni son derece mutlu ediyor.

OTOMOTİV SEKTÖRÜYLE BAŞLAYAN YÜKSELİŞ

Kuruluşumuzdan itibaren birçok otomotiv markasıyla çalıştık. 1997’de yurtdışına açıldık. Peugeot, Citröen, Renault, TOFAŞ gibi kuruluşlar için başarılı projeler gerçekleştirdik. TOFAŞ için ABB firması ile Doblo üretim hattını tamamen biz kurduk. Renault’un Yeni Megan serisi için Ferrage hattını yaptık, araba kasa haline geldikten sonra kapıların ve kaputun takılması işini yapıyoruz. Otomobil fabrikalarının hemen hemen hepsi yeni bir yatırım olduğunda bizi arıyor.

Şu anda Renault Bursa fabrikasının yürüttüğü sadece elektrik enerjisiyle çalışan araç programında araç dış giydirme ekipmanlarını üretiyoruz. Fransa, Belçika ve Almanya olmak üzere çeşitli ülkelerde sürdürülen farklı programlar dahilinde çözümler üretiyoruz.

HAVACILIK SANAYİİYLE İLK TANIŞMA

Otomotiv sektöründeki Fransız müşterilerimiz aracılığıyla havacılık sektörüyle tanıştık. TAİ’ye üretim yapmaya başladık ve şu anda Boeing için seri parça üretiyoruz. Boeing’le TAİ aracılığı ile çalışıyoruz ancak 2011 yılında ABD’ye doğrudan iş yapmayı planlıyoruz, yeni nesil uçaklar kompozit denen bir maddeden yapılıyor, uçak gövdesinin dış kısımlarını oluşturan kompozit kalıpları Türkiye’de bir tek biz üretiyoruz. Uçakların kompozit olması hem yakıt avantajı sağlıyor hem de daha hafif olmasını, örneğin uçağın gövdesi metal veya alüminyum olursa ağırlığı 650 tonu buluyor ama kompozit gövde kullanılırsa bu ağırlık 300 tona düşüyor. Biz bunu 2006 yılında A400M uçağının gövdesini yaparken öğrendik, insansız uçaklar ve jumbo jetlerin gövdeleri de kompozit bu nedenle ABD ve Kanadalı uçak firmalarına çok büyük işler yapacağız.

Şu anda Güney Kore’de KAI projesinde çalışıyoruz, Türkiye 35 adet uçak satın aldı, anlaşmaya göre uçakların gövdesi Türkiye’de yapılacak, elektronik aksam ve motorlar ise Güney Kore’den gelecek. Gövdesi metal olsun ya da kompozit olsun mutlaka bu işin yolu bizden geçecektir, dediğim gibi Türkiye’de bu işi yapan tek firma biziz. Ankara’da TAİ ne zaman ne üretecekse, mekanik olarak onları üstlenebileceğimizi söyledik. Uçağın bütün kasasından, iniş takımlarından, kanatlarından ne varsa kalıplarını, aparatlarını, çelik parçalarını yapmayı taahhüt ettik.

DEV PROJELERDE YER ALIYORUZ

Bizim işimizin ana teması otomotivdir. Otomotivle ilgili tüm organizasyonları  bilen ve uygulayabilen bir firmayız ancak son yıllarda havacılık ve savunma sanayi ile ilgili projeler biraz öne geçti diyebilirim.

Şu anda birbirinden önemli projeler üzerinde çalışıyoruz. Örneğin Türkiye’de gerçekleştirilen en büyük savunma sanayi projesi olarak kabul edilen ve dünya üzerindeki en gelişmiş sisteme sahip olan savaş uçağının orta gövde imalat programında görev almaktayız. Kısa adı TIHA olan ve önümüzdeki ay deneme uçuşlarına başlanacak olan Türk insansız hava aracı üretim programında yer alıyoruz. Airbus programlarından olan ve Türkiye’nin de ortak olduğu A400M askeri nakliye uçağı programında çalışıyoruz. Boeing Alenia olarak adlandırılan B787 Dream Line programında faliyetlerimiz sürüyor.

CERN PROJESİ’DEKİ TEK TÜRK FİRMASI

Bildiğiniz gibi Eylül 2008’de tüm dünyanın gözünü çevirdiği Büyük Patlama Deneyi gerçekleştirildi. Çoğu kişi bilmez ama CERN’ün (Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi) deneyde kullandığı türbine metal parçaları biz ürettik. Bu büyük projede yer alan tek Türk firması bizdik ve hem ülkemizi hem de Bursa’yı başarıyla temsil ettik.  Bizi onlar buldu. Deney 2008’de yapıldı ama bize verilen işi 2003 yılında teslim ettik ve bu işle ilgili CERN’den kalite ödülü aldık. Japonya, ABD, Fransa, Hollanda, Belçika, Almanya ve İtalya firmalarının da yer aldığı bu projede Türk firması MFK’nın yaptığı iş birincilik kazandı. Aldığımız işi sorunsuz teslim ettik ve sorunsuz montaj gerçekleştirdik. Türkiye’de bu işleri yapabilecek bir firmanın olduğunu görmek diğer yabancı firmaları şaşırttı, hatta proje sonrasında birkaç küçük iş daha verdiler.

YESİAD BAŞKANLIĞI

Muhsin Mardin 2007 yılından bu yana YESİAD’ın (Yenişehir Sanayicileri ve İşadamları  Derneği) başkanlığını da yürütüyor. 1995 yılında Bursa merkezli kurulan dernek 2007 yılındaki genel kurulunda merkezini Yenişehir’e taşıma kararı alıyor. Daha etkin bir yapıya kavuşmak amacıyla yeniden yapılanma yolunu seçen YESİAD’ın başkanlığını üstlenmesi yönünde Muhsin Mardin’e gelen talepler yoğunlaşıyor. Teklifi kabul eden Mardin başkanlığındaki YESİAD amacına ulaşmış gözüküyor. Bursa ve Yenişehir’deki sanayicileri ve işadamlarını bir araya getirmeyi başaran YESİAD gerçekleştirdiği çeşitli etkinliklerle de misyonunu sürdürüyor. Dernek belli aralıklarla düzenlediği seminerlerde işletme sahiplerini çeşitli konularda bilgilendirirken, öğrencilere başarı öykülerinin anlatıldığı “Kariyer Günleri” etkinlikleri de düzenliyor. YESİAD sadece sanayiciyi ilgilendiren konularda değil, Yenişehir’in geleceğini ilgilendiren her tür konuda etkin bir duruş sergiliyor.

KALİFİYE ELAMAN SORUNUNU ÇÖZDÜK

Yenişehir’e gelmek bizim için ciddi bir karardı çünkü kalifiye eleman bulmak zor olacaktı. 2000 yılında bu sorunu çözmek için Yenişehir Endüstri Meslek Lisesi ve dönemin Bursa Valisi Oğuz Kaan Köksal ile temasa geçtik kendisi hemen olurunu verdi ve Endüstri Meslek Lisesi’ne tesviye bölümü kurmayı üstlendim. Bu bölümden 2005 yılından beri her yıl 50 mezun çıkıyor. Ayrıca geçtiğimiz yıl CNC bölümünün açılışını talep ettik ve okulun makinalarını da biz aldık, şu anda bölüm açıldı. Yine 2008’de Yenişehir İbrahim Orhan Meslek Yüksek Okulu’nda Makina Bölümü açılmasını talep ettik. Bu bölümün de makinalarını üstlenerek okula verdik. Böylece Yenişehir’e geldiğim 2000 yılından beri kurulmasına önderlik ettiğim bölümlerden 2009-2010 döneminden itibaren her yıl en az 150 kişi mezun olacak. Böylelikle hem kalifiye eleman sorununu çözmüş olduk hem de çocuklarımızın geçerli bir meslek edinmesine katkıda bulunmuş olduk.

ASIL SORUNUMUZ MALİYETLER

Bursa’da krize herkes yatırımda ve borçlu yakalandı. Çoğu da işlerini kaybetti. Yeni teşviklerin de hemen yatırıma yol açacağını  sanmıyorum. Bu dönemde çok işe yarar değil. Teşvik dediğinizde zaten durumu iyi olan firmalar devletin verdiği teşvikten daha iyi olanaklarla yatırım yapabiliyorlar. Onlar zaten istediği yatırımı istediği şekilde yapabilecek kabiliyete ve güce sahip. Teşvik de veriliyorsa ekmeğin üstüne hem tereyağı hem kaymak sürmek gibi oluyor. Devletin KOBİ’lere gereken önemi gösterip işverenin SGK primi gibi vergi gibi yüklerini azaltması gerekiyor. Sanayicimizin en büyük sıkıntısı vergiler, SGK primleri ve enerji maliyetidir. Dünyada en pahalı akaryakıt Türkiye’de kullanılıyor.

Yenisehir.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.