Dolar 15,8769
Euro 16,8435
Altın 942,56
BİST 2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 24°C
Açık
Bursa
24°C
Açık
Paz 21°C
Pts 23°C
Sal 25°C
Çar 28°C

AKP TECAHÜL-İ ARİF YAPIYOR

AKP TECAHÜL-İ ARİF YAPIYOR
A+
A-
19.11.2012

Açlık grevlerinin olduğu bir dönemde, Aziz Nesin, eylemler hakkında görüşünü açıklarken “eğer bir yazar yazma boykotu yaptığında, toplum neden yazmıyor diye hareketleniyorsa yazarın boykotu başarılı olmuştur demektir.

Hakeza bir gurup insan açlık grevi yapıyor toplum buna seyirci kalmıyorsa, tepkisini dile getiriyorsa, bu eylem amacına ulaşmış demektir. Aksi durumlarda eylemin bir anlamı yoktur” diyor.
Ölüm oruçlarının yaşandığı bu günlerde Aziz Nesin’in saptamasını temel alarak baktığımızda, ölüm oruçlarının amacına ulaştığını söylemek mümkün.
Eylemin yaratığı etki azımsanmayacak bir toplumsal reflekse yol açtı.
Bu tür eylemlerin asıl hedefinde toplumun duyarsızlığı vardır.
Tepkinin ve isyanın asıl nedeni budur.
Eylemin ve eylemcilerin yegâne amacı da vicdanları harekete geçirmek olmalıdır ki
Bugün itibariyle de bunun başarılmıştır.
Adına ister ölüm orucu deyin isterseniz açlık grevi.
Eylem biçimi olarak ister onaylayın, isterseniz reddedin.
Ama
İnsan yaşamından daha önemli bir şey olduğunu söylemeyin.
“bu tür eylemleri siyaseten doğru bulmuyorum” da demeyin.
Eleştirilmesi gereken, Şark kurnazı AKP’nin ölüm oruçlarıyla ilgili tutumu ve idam cezası konusunda aldığı tavırdır.
Başbakanın idam meselesine karşı altığı tutumdur.
2002 yılında “ İdam cezası tamamen kalkmalı. Bunun için hükümete destek vermeye hazırız.”
Yıl 2011yılında ise “ Ben iktidar ortağı olsaydım, Abdullah Öcalan’a idam cezası verilmeseydi koalisyondan çekilirdim” diyen Başbakan’a sorulmalı.
İdam gibi ciddi bir konuda bu görüş değişikliğinin nedeni nedir?
12 Eylül referandumda evet Kampanyası esnasında idam edilmiş Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu’ndan bahsedip kürsüde ağlamasına ne demeli?
Adalet Bakanı eylemin vahim bir sürece doğru yol aldığını ifade ederken, Başbakan ölüm oruçlarının olmadığını nasıl söylüyor?
Peki, bir an Başbakanın doğru söylediğini, açlık grevlerinin olmadığını kabul edelim, o zaman ne oldu da 9 Kasım’da gerçekleşen bakanlar kurulu toplantısında açlık grevcilerinin, tecridin kaldırılması, mahkemelerde ana dille savunma yapılması gibi talepleri gündeme sokmak ve bu doğrultuda adım atılacağı beklentisi yaratmak neyin nesidir?
AKP soruların cevabını biliyor.
Tecahül-i arif yapıyor.
Bilip de bilmezlikten geliyor ama
Çelişkiyi saklayamıyor.

Yenisehir.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.