Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
BİST 2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Bursa
27°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Paz 24°C
Pts 27°C
Sal 27°C
Çar 28°C

Sahaflar festivalde buluştu

Sahaflar festivalde buluştu
A+
A-
29.09.2010

Beyazıt’taki Sahaflar Çarşısı bir zamanlar öğrencilerin uğrak yeriydi.  Sıra sıra dizili tezgâhlardaki kitapları seyrederler, sevdikleri bir yazarın eserini bulmak için tozlu kitaplarla haşır neşir olurlar, sıkı bir pazarlığın ardından kimi zaman eli dolu, kimi zaman ise boş uzaklaşırlardı. Ama her zaman yüreklerinin bir
köşesinde kitap sevgisi vardı. Bu sevginin adresiydi Sahaflar Çarşısı…
O yıllarda kitap deyince kitapçının dışında bir de Sahaflar
Çarşısı akla gelirdi. Kitap pahalı geliyorsa ya da bulunamıyorsa
mutlaka burada sorulurdu.
Hemen hemen ayda bir giderdim. Ucuz kitap almak ya da
elimdekilerle takas yapmak için. Üçte bir bazen de dörtte bir fiyata
aldığım kitaplarla ayrılırdım çarşıdan. Eve kadar bekleyemez,
Çınaraltı’ndaki çay bahçesinde oturup tekrar tekrar elime
alır, okşardım.
Oysa şimdilerde öğrenciler eskisi gibi uğramıyorlar. Ben de…
Ancak yolum düşecek de o zaman. İç kapayıcı görüntüsünün
etkisi büyük, şöyle bir bakınıp çıkıyorum.
Sahaflar Çarşısı, İstanbul’un ziyaret edilmesi gerekli on yeri
içinde bulunmasına rağmen, bugün bunu hak etmediğini düşünüyorum.
Okul kitapları, test kitapları, popüler kitaplar ve kırtasiye
satarak nasıl sahaf niteliği taşıyabilir ki?
Oysa sahafların en büyük özelliği piyasada bulunmayan kitapları
satabiliyor olması; destekleyici başka kitaplar önerip,
temin edebilmesi; araştırma yapanlara yol gösterebilmesi…
Yoksa popüler kitap satmak değil. Görseniz dersiniz ki, Sahaflar
Çarşısı’na ne oldu?
İnternet ve korsan yayıncılığın kötü bir sonucu olsa gerek. Cağaloğlu’ndaki
gazetelerin gitmiş olması da bir diğer etken okuyan
kesimin ayağının kesilmesinde…
Sahaflar, Beyazıt, Beyoğlu, Ortaköy, Kadıköy, Moda, Sarıyer
gibi yerlerde dağınık halde faaliyet gösteriyorlar artık. Ancak bugünlerde
Taksim’de bir araya geldiler.
Pazar günü Taksim Gezi Parkı’ndaki Sahaflar Festivali’ne gittim.
Sadece kitap kurtlarının değil, herkesin ilgisini çekecek bir
ortam vardı.
Osmanlı’dan kalma ciltli kitaplar, damgalı evraklar, haritalar,
fotoğraflar…
Hatırladığınız pek çok kahraman orada; Tombiks, Zagor,
Mister No, Doğan Kardeş, Can Kardeş… Bazıları günümüzde
de yayımlanıyor. Ancak eskiler eski oldukları kadar da kıymetli.
Siyah-beyaz fotoğraflar kutularda. Gelişigüzel birini elime alıyorum.
Arkasındaki yazıdan anlıyorum, Göl Gazinosu’nda çekilmiş.
Bir kadın ve bir erkek… Kadının saçları krepeli, inci kolye
boynunu süslemiş. Erkek tam bir beyefendi görünümünde;
takım elbiseli, saçlar özenle taranıp yana yatırılmış. Mesafeli
otursalar da belli ki yakınlık var aralarında. Yer yer sararmış bu
fotoğraf kim bilir kime ait ve neden burada?
Eski Türk filmlerinden kalma film setlerinde çekilmiş fotoğraflara
bakıyorum. İçim cız ediyor. Sanki geçen yıllar, biriktirilip
kutulara konmuş. Bugünün anısına Türkan Şoray ve Cihan
Ünal’ın birlikte olduğu bir fotoğrafı satın alıyorum.
İşin tutkunları da orada… Gerçek ‘kitap avcıları’. Çok arayıp
bir türlü bulamadıkları kitapları, bulmak amaçlı dolaşıyorlar raflar
arasında. Ellerinde bir liste, sorup duruyorlar.
‘Kitaplar çok pahalı’ bahanesinin ardına sığınanlar buraya
mutlaka gelmeli. 1TL, 3TL, 5TL’ye kitaplar var.
Sahaf deyince aklımıza gelen, rutubet kokusu, kasvetli bir
mekân da yok burada. Eskiden içinden geçmekten korktuğumuz
Taksim Gezi Parkı’nın bu amaçla değerlendirilmesi iyi fikir doğrusu.
Daha önce hiç sahaf gezmemiş insanların da ilgilenebileceğini
düşünüyorum. Eski kartpostallar, mektuplar, plaklar, film afişleri,
yazarından imzalı kitaplar arasında gezinmek… Çocukluğumuzu
önümüze seren bir roman yahut bir ders kitabına rastlamak…
Eski sahiplerini düşünmek, sayfa kenarlarına düşülmüş notlara
bakmak ya da arasından düşen kurumuş bir çiçeğe… Adeta tarihin
içinden akıp geçiyorsunuz.
Elinizde kıymetli bir eser varsa onu da değerlendirebileceğiniz
bir mekân festival. Yazılı, basılı en ufak şeyler bile karanlık
bir noktayı aydınlatacağı düşünülerek saklanıyor sahaflar tarafından.
Bu tip festivaller insanların okuma ihtiyacını karşılayacağı gibi,
yapıldığı bölgenin kültürel misyonu haline geliyor. Ve aynı zamanda
kültürel mirasın genç kuşaklara aktarılmasını sağlıyor. Ne
diyelim, darısı Bursa’nın başına…

Yenisehir.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.